Keşanlı Ali Destanı - HALDUN TANER
Yazar
Haldun Taner, 16 Mart 1915 tarihinde İstanbul'da doğmuştur. Beş yaşına girdiğinde babası vefat etmiştir. Bu yüzden annesi ile birlikte büyük babasının yanında yaşamışlardır. Galatasaray Üniversitesi'nden 1935 yılında mezun olmuştur. Mezuniyetinden sonra Almanya'ya gidip Heidelberg Üniversitesi'nde siyasi bilgiler alanında eğitim görmeye başlamıştır. Geçirdiği hastalık sebebiyle eğitimini bitiremeden İstanbul'ageri dönmüştür. Tedavisi tamamlandıktan sonra İstanbul Üniversitesi'nde edebiyat fakültesi Alman filolojisi bölümünü bitirmiştir. Edebiyata skeçler yazarak adım atmıştır. Başarısı gittikçe artan Haldun Taner, tiyatrolar yazmaya başlamıştır. Epik tiyatro türünde yazdığı "Keşanlı Ali Destanı" dünyanın birçok yerinde sergilendi. 7 Mayıs 1986 tarihinde İstanbul'da ani bir kalp krizi geçirip vefat etmiştir.
Keşanlı Ali, aslında işlemediği bir suçtan dolayı hapse girmiştir. İddiaya göre Ali, Zilha'nın dayısını öldürmüştü. Hapiste polis dövdüğüyle ilgili yalan yanlış bilgiler Sineklidağ'a yayılmış, bu yüzden Ali daha çok suçlu gibi gözükmüştü. Yine de bu karakter halkta bir kahraman niteliği yaratmıştı.
Bu sırada kentte rahatlık, gecekondularda kaos ortamı sürmektedir. En sonunda Ali'nin cezası biter ve Ali evine, gecekondu şehrine döner. Bütün halkı sevinç kaplar, çünkü Ali'nin döndüğü zaman, muhtarlık seçimlerine çok yakındır. Ali'ye muhalefet iki üç kişi vardır. Ali çok az hile ve propaganda yaparak muhtarlık koltuğuna oturur. Muhtarlıkla uğraşırken sevdiği kızla, yani Zilha'yla ilgilenmeye çalışır ama Zilha onu affetmez.
Zilha, küçük bir çocuğun (Filiz) sayesinde Bülent Beyin evinde yaşamaya başlar. Filiz'in ablası Olga, Zilha ile Bülent Beyi yakınlaştırmaya çalışır çünkü Zilha, Bülent Beyin eski sevgilisine çok benzemektedir. Olga'nın yanında uzun bir süre kibarlık eğitimi alır. Bir süre sonra da gecekondu şehrine geri döner. Buraya Ali'ye hava atmak için gelmiştir aslında. Aralarında geçen konuşma sözlü kavga başlatır ve ikisinin arasını daha da açar.
Aradan uzun zaman geçer, Zilha ile Bülent Bey evlilik hazırlıklarına başlar. Bunu duyan Bülent Beyin eski sevgilisi Bülent Beye geri döner. Ali ise düğünü bozmak için Zilha'yı kaçırmaya çalışır ama yanlışlıkla Bülent Beyin eski sevgilisini kaçırır. Sonradan her şey açığa çıkar ve Zilha, Ali'yi affeder. Bir akşam Zilha ile Ali başa baş otururken Deli Cafer mahalleye gelir. Ali'yi öldürmeye gelmiştir çünkü Ali onun suçunu ve namını üstlenmiştir. Ali önce hiç dışarı çıkmamıştır ama Cafer etrafı yakmaya başlayınca Ali harekete geçer. Orada Cafer'i öldürür. Polisler ve mahalle sakinleri etrafa toplanır, Ali kelepçelenip hapse atılır.
Haldun Taner, Türk epik tiyatrosunun en iyi yazarlarından biridir. Bu eserinde de toplumdaki farklılıkları eleştirmiştir. Gecekondu da yaşayan insanlar çok kötü koşullarda yaşarken şehirde süslü ve rahat bir hayat vardır. Kitaptaki;
"Sineklidağ burası
Şehre tepeden bakar
Ama şehir ırakta
Masallardaki kadar"
dizelerinde Sineklidağ ile şehir ne kadar yakın olsalar da içlerinde aslında çok farklı oldukları anlatılmıştır.
Kitapta sert, kaba ve kurnaz insanların iktidarda olması eleştirilmiştir. Bunu "Bu dünyada namuslu insaniyetli oldun mu alaya alınıyorsun. Zorba, katil oldun mu saygı, itibar görüyorsun." cümlesinden anlayabiliriz. Aynısını Ali'nin hapishanede yaptığı şeylerden dolayı kahraman olarak anılmasından da çıkarabiliriz.
Keşanlı Ali, aslında işlemediği bir suçtan dolayı hapse girmiştir. İddiaya göre Ali, Zilha'nın dayısını öldürmüştü. Hapiste polis dövdüğüyle ilgili yalan yanlış bilgiler Sineklidağ'a yayılmış, bu yüzden Ali daha çok suçlu gibi gözükmüştü. Yine de bu karakter halkta bir kahraman niteliği yaratmıştı.
Bu sırada kentte rahatlık, gecekondularda kaos ortamı sürmektedir. En sonunda Ali'nin cezası biter ve Ali evine, gecekondu şehrine döner. Bütün halkı sevinç kaplar, çünkü Ali'nin döndüğü zaman, muhtarlık seçimlerine çok yakındır. Ali'ye muhalefet iki üç kişi vardır. Ali çok az hile ve propaganda yaparak muhtarlık koltuğuna oturur. Muhtarlıkla uğraşırken sevdiği kızla, yani Zilha'yla ilgilenmeye çalışır ama Zilha onu affetmez.
Zilha, küçük bir çocuğun (Filiz) sayesinde Bülent Beyin evinde yaşamaya başlar. Filiz'in ablası Olga, Zilha ile Bülent Beyi yakınlaştırmaya çalışır çünkü Zilha, Bülent Beyin eski sevgilisine çok benzemektedir. Olga'nın yanında uzun bir süre kibarlık eğitimi alır. Bir süre sonra da gecekondu şehrine geri döner. Buraya Ali'ye hava atmak için gelmiştir aslında. Aralarında geçen konuşma sözlü kavga başlatır ve ikisinin arasını daha da açar.
Aradan uzun zaman geçer, Zilha ile Bülent Bey evlilik hazırlıklarına başlar. Bunu duyan Bülent Beyin eski sevgilisi Bülent Beye geri döner. Ali ise düğünü bozmak için Zilha'yı kaçırmaya çalışır ama yanlışlıkla Bülent Beyin eski sevgilisini kaçırır. Sonradan her şey açığa çıkar ve Zilha, Ali'yi affeder. Bir akşam Zilha ile Ali başa baş otururken Deli Cafer mahalleye gelir. Ali'yi öldürmeye gelmiştir çünkü Ali onun suçunu ve namını üstlenmiştir. Ali önce hiç dışarı çıkmamıştır ama Cafer etrafı yakmaya başlayınca Ali harekete geçer. Orada Cafer'i öldürür. Polisler ve mahalle sakinleri etrafa toplanır, Ali kelepçelenip hapse atılır.
Haldun Taner, Türk epik tiyatrosunun en iyi yazarlarından biridir. Bu eserinde de toplumdaki farklılıkları eleştirmiştir. Gecekondu da yaşayan insanlar çok kötü koşullarda yaşarken şehirde süslü ve rahat bir hayat vardır. Kitaptaki;
"Sineklidağ burası
Şehre tepeden bakar
Ama şehir ırakta
Masallardaki kadar"
dizelerinde Sineklidağ ile şehir ne kadar yakın olsalar da içlerinde aslında çok farklı oldukları anlatılmıştır.
Kitapta sert, kaba ve kurnaz insanların iktidarda olması eleştirilmiştir. Bunu "Bu dünyada namuslu insaniyetli oldun mu alaya alınıyorsun. Zorba, katil oldun mu saygı, itibar görüyorsun." cümlesinden anlayabiliriz. Aynısını Ali'nin hapishanede yaptığı şeylerden dolayı kahraman olarak anılmasından da çıkarabiliriz.
Kaynakça
http://tr.wikipedia.org/wiki/Haldun_Taner
http://www.kimkimdir.gen.tr/kimkimdir.php?id=4057
http://www.edebiyatogretmeni.net/haldun_taner.htm
http://www.efdergi.hacettepe.edu.tr/19916ZEK%C4%B0%20G%C3%9CREL.pdf
http://www.efdergi.hacettepe.edu.tr/19916ZEK%C4%B0%20G%C3%9CREL.pdf


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder